Üzgünüm size defterde dayanmadı bitmiş:D Artık ziyaretçı defterıne yazılmıyor....)
| İsim: | site sahibi | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 23.03.2008, 09:19 (UTC) | | Mesaj: | aleykümselammm offfffffffff bende yazamiyorum sifremi unutmusumm mami teysesi yaa normale cevir şu forumu of of zaten yazasimda yok gerçii ne istiyosan öyle yap bende küstümmm önce kendimee küstüm küstümm:'( |
| İsim: | canooo | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 23.03.2008, 08:58 (UTC) | | Mesaj: | esselamu aleyküm site sahibi admin okadar emeğim olduğu halde foruma yazı yazamıyorum kul hakkına giriyorsunuz şifremi unuttum yawff yazmıyorum işte küstümmmmmmm;)Allah'a emanet olun (amin) |
| İsim: | - | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 22.03.2008, 23:25 (UTC) | | Mesaj: | aaaaaaaaa
bu sıte hala duruyomu
|
| İsim: | - | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 18.03.2008, 19:15 (UTC) | | Mesaj: | üye oliyoruz zaten ama şifreyi unutuyoruz.... |
| İsim: | Muhammet | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 18.03.2008, 16:42 (UTC) | | Mesaj: | Foruma Yazabilmek İçin Üye Olunn |
| İsim: | site sahibi | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 18.03.2008, 09:51 (UTC) | | Mesaj: | Gül bahçesine girenler gül olmasalar da gül kokarlar. Kainatin en güzel gülünün kokusunun üzerinizde olmasi temennisiyle... Iyi Kandiller |
| İsim: | - | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 17.03.2008, 22:33 (UTC) | | Mesaj: | uşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik,ama basit bir sanatı unuttuk.
İNSAN gibi yaşamayı anlıyor musun
Biliyor musun bu hafta dünya dostlar haftası
Bu mesajı sevdiğin doslarına gönder.Eğer BEN de SENin yakın arkadaşınsam, dostunsam, bana da yolla.Bunu arkadaşlarına gönder bakalım kaç Cevap gelecek.Eğer 7 den fazlaysa çookkk sevilen birisisin demektir |
| İsim: | - | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 17.03.2008, 09:48 (UTC) | | Mesaj: | foruma yazı yazmayı biraz daha zor yapsaydinız.imkansiz yazmak bu ne yaa |
| İsim: | şitttt | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 17.03.2008, 07:19 (UTC) | | Mesaj: | SEVGİ EMEKTİR…
Koskoca bir bahçede harikulade çiçekler içinde bir papatya..Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana..Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş.. Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları.. Kıskanıyormuş bahçıvanı,Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden..Zambaklardan...Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını.. Bir gün, Aşkı öyle büyümüş ki.. Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.. Eğilivermiş boynu..Toprağa bakıyormuş artık.. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş..Buna da şükür diyormuş.. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.. Zaman akıp gidiyormuş..Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.. Ve işte bir gün.. Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.. İncecik bedenini ellerinin arasına almış..Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.. Hala göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş.. Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.. Gelen giden yokmuş.. Kahrından ölecekmiş papatya..Ama işte bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.. Derin bir oh çekmiş.. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş.. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş..Başka birisiymiş.. Adamın elinde bir de makas varmış.. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru..Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış..Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış.. Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış..Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.. Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış..Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini..O her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmiş.. Papatya anlamış artık..Sevgi, emek istermiş...Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini..Teşekkür etmiş ona içinden..Son yaprağında kuruduğunda, Biliyormuş artık..
Gerçek sevginin,söylemeden, yaşamadan, ve asla kavuşmadan var olabileceğini...
ALINTI
Yorum (7) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
|
| İsim: | Hasan Basri Hazretleri buyuruyur ki: | | Site: | - | | Değerlendirme: | 1 | | Zaman: | 15.03.2008, 12:39 (UTC) | | Mesaj: | Bir gün Basra Sokaklarında abid bir genç ile dolaşırken ansızın bir tabibe rastladık.Bir kürsi üzerinde oturmuş, etrafında erkek, kadın ve çocuklardan kalabalık bir cemaat var.Her biri kendi hastalığın ayarayacak bir ilaç soruyordu. Yanımdaki genç irşad maksadı ile ileri geçerek:Ey tabip! Yanınızda günah illetine uğrayanlara şifa verecek bir ilacınız var mı?" dedi.Hekimin kemal-i hayretle elini başına koyup düşündüğünü gördük sonra içlerinden divanelerden biri:Erenler biraz dinlerseniz oderdin devasını şöyle tarif edeyim:
Tevbe kökünü, istiğfar yaprağı ve tevazu dalları şile karıştırıp gönül havanına koyarak, haya suyunu üzerine döküp, tevhid tokmağı ile güzelce dövmeli. İnsaf eleğinden geçirip göz yaşı ile pişirip, muhabbet balından katarak,şükür kasesine doldurup reca yelpazesiyle soğutup, hamd ve kanaat kaşığı ile gece gündüz yemeli. :Günah illetine tutulanların devası budur" der. Allah ehli olan yanındaki cemaata dönerek: Ehl-i irfanım deye kimseyi tan etme sen
Defter-i irfana sığmaz söz gelir divaneden" der
recete bu [Allah Razı Olsun ...] |
|
|
 |
|